HAYVİST BASIN BİLDİRİSİ
Değerli Basın Mensupları ve Sevgili Hayvan Korumacılar,
Aktif çalışmalarımız dışında, yaklaşık 2 yıldan bu yana Beykoz barınağından ormana bırakılarak yaşayan küpeli ,sahipsiz sokak hayvanlarını haftanın belirli günleri Şile’ye kadar rutin olarak beslemekteyiz.
Amacımız bu sahipsiz canların yaşam mücadelerine destek vermektir.
Yine bu amaçla rutin hale getirdiğimiz, 31.01.2010 Pazar günü Beykoz orman alanına terk edilen küpeli sokak hayvanlarımızı beslemeye başladığımız noktada canlarımızın cansız bedenleri ile karşılaştık daha 2 gün önce ellerimiz doyurduğumuz bize sevgi gösterisinde bulunan insana son derece yakın bu canlarımızın ağzından kanlı köpük gelerek ölümleri bizleri şoka sokmuş, derin üzüntüye ve psikolojimizin bozulmasına sebebiyet vermiştir.
Beykoz Belediyesinin yeni bir anlayışla sokak hayvanlarına yaklaşımını yakından takip ediyoruz.Daha önce bakım evi olan yer ,yasa gereği rehabilitasyon merkezine dönmüştür.!
Rehabilitasyon Merkezi olunca ne olmuştur..?
SORUN,
BEYKOZ BELEDİYESİNİN SOKAKLARINDAN TOPLADIĞI SOKAK HAYVANLARIMIZI,ALDIKLARI SOKAKLARA BIRAKMAK YERİNE ORMAN İÇİNE TERK EDİYOR, ATIYORSA,
VE BU CANLARIN ORMAN İÇİNDE ÖLÜLERİYLE KARŞILAŞIYORSAK,HEPSİ YEŞİL KÜPELİ İSE, ELBETTE BEYKOZ BELEDİYESİNİ SORUMLU TUTACAĞIZ..
BEYKOZ BARINAK DEĞİLDİR ,REHABİLİTASYON MERKEZİDİR DİYORLARSA,
O HALDE ALDIKLARI REHABİLİTE ETTİKLERİ SOKAK HAYVANLARINI ALDIKLARI SOKAKLARA BIRAKMALARI DA YASA GEREĞİDİR..
YASANIN İŞİNE GELEN TARAFINI UYGULAYIP,REHABİLİTASYON MERKEZİYİZ DERKEN,
YASANIN ALDIĞIN YERE BIRAK MADDESİ NEDEN UYGULANMIYOR VE BU CANLAR ORMAN İÇİNDE BİLE NEDEN ÖLDÜRÜLÜYOR..?
BİZLER ORADA KARŞILAŞTIĞIMIZ ZEHİRLENEN CANLARIN DA YAŞAM HAKLARININ PEŞİNDEYİZ..
Yasayı çıkaranlar da sizlersiniz, çıkardığınız yarım yasayı ihlal edende siz yerel yönetimlersiniz..
Bu uygulamaya asla izin vermeyeceğimizi,geniş bir kamuoyu yaratarak bunu ,basın desteği ile tüm yurt içinde duyuracağımızın bilinmesini istiyoruz.
Orman alanları ,sokak hayvanlarının yaşayacağı yerler değildir.
2 yıl önce barınağınızda bulunan hayvan sayısının 2000 üzerinde olduğunu o günlerde yaşanılan olaylardan öğrenmiştik. Beykoz barınağın da barındırılan sokak hayvanlarının çoğu öldürülmüş,ormana kaçabilenlerdense geriye 600-700 tane kalmıştı.
Bu olayların yaşandığı günlerdeki gönüllülerinizle, bugün barınağınızda
gönüllü olan kişiler aynıdır.O günlere Beykoz Belediyesi, tarihinde görmediği protestolara sahne olmuş,yurt içi ve yurt dışı kampanyalarla,
Beykoz Belediyesi yeterince yıpratılmıştı.
Bizler Beykoz Barınak gönüllüsü değiliz.Sizin bahsettiğiniz birbirini çekemeyen hayvanseverler de değiliz..Yapılan her işe, her emeğe saygımız vardır.
Hayvan severleri karşı karşıya getirme çabalarına şiddetle karşı çıkıyoruz.
Hayvan sever geçinenlerin de bu çabalarına da karşı çıkıyoruz..
Bizler kurumların da yıpratılmasına karşıyız..Ancak;
31 Ocak 2010 tarihinde basın ve birçok gönüllü arkadaşımızın da tanık olduğu bu vahşete duyarsız kalmamız söz konusu olamaz.
Beykoz Barınağın da 2 yıl önce sayıları 2000 bulan hayvan sayısını, bugün 200 civarında olduğunu da biliyoruz.
Orman alanında yaşayan 600-700 hayvandan ,kalan hayvan sayısı tahmini 400 kadardır. Her organizasyonumuzda bu hayvanların sayılarının hızla azaldığını, yok edildiklerini sürekli dile getirdik.
Bu sayı sürekli değişmekte, orman sakinleri de değişkenlik arz etmektedir.
31 Ocak 2010 tarihinde ise, korkularımızın gerçeğiyle yüzleştik.
Sayın yetkililer bu hayvanlar neredeler son bir ayda tamamen ortadan kaybolan hayvan sayısı tahmini 300 üstündedir. Elimizde daha önceden çekilmiş fotoğraf ve video kayıtları mevcut olup ulusal basında da bu kayıtlar mevcuttur.
Beykoz Belediyesinin elektronik posta ile yapmış olduğu Kamuoyu açıklaması oldukça düşündürücüdür. Bizler bu açıklamaya talihsiz bir açıklama olarak kabul ediyoruz.
1) Beykoz Belediyesinin Kamuoyu açıklamasında iddia ettiği gibi hayvan sever arasındaki anlaşmazlıktan değildir yaşanılan itlaflar.
Biz barınaktaki hayvanları beslemiyoruz barınak dışında sokakta,
Beykoz ormanlarında ve tüm mağdur hayvanlara destek veren
bağımsız bir sivil toplum kuruluşuyuz.
.
2) Beykoz belediyesi sorumluluğunda bulunan Hayvan barınağında gönüllü olarak çalışan kişileri siz 2008 yılında Belediyenizin talimatı ile dışarıya atmadınız mı? Bu kişiler 2008 Nisan ayında sizleri protesto etmek amacıyla yine Belediyeniz önünde eylem yapmadılar mı ? Bizlerde bu gönüllülere destek vermek amacıyla buradaydık. Bunların kayıtları biz de ve ulusal basında mevcuttur.
Hayvanlar söz konusu olduğunda,her yerdeyiz.
Bugün ki gönüllülerinizle, geçmişte karşı karşıya geldiğinizi,2000
sokak hayvanının hayatına mal olan olayların gelişiminde,sizler aynı gönüllülerle birlikte hareket ediyorsunuz..Bizler sizin kararlarınıza saygı duyarız,emeği geçenlere de teşekkür ederiz.
Bu konuyu sizlere bir kez daha önemle hatırlatır, konunun amacı dışına saptırılmamasını geçmişin bir kez daha gözden geçirilmesini tavsiye eder internet ortamından Beykoz’un ölüm tarlaları olarak girdiğinizde belediyeniz ile ilgili tüm yazılanları görebilirsiniz mevcut gönüllülerinizin de konuyla ilgili bilgileri vardır.
http://beykozkillers.wordpress.com/
http://beykozkatili.wordpress.com/2008/07/21/beykoz-ve-olum/
http://beykozkatili.wordpress.com/2008/08/07/bekyoz-barinagi-once-ve-sonra/#comment-152
3 )Belediyenizin basına yapmış olduğu kamuoyu açıklamasında saldırıya maruz kaldığınızı açıklamışsınız.
Oysaki asıl personeliniz tarafından saldırıya maruz kalan bizleriz. Bu da tüm tv kanallarında çok açık bir şekilde gözükmektedir.
Beykoz Belediyesi güvenlik elemanlarının basının gittiğini zannederek,saldırılarını dahi soğukkanlılıkla karşılayıp,olayların büyümesini önleme görevi de,yine biz hayvan korumacılara düşmüştür.
Sadece ve sadece ölüdürlen canların haklarını aramak, başka ölümlerin olmaması adına oradaydık.
4) 31 .Ocak 2010 tarihinde karşılaştığımız ,canlarımızın ölülerine sahip çıkarak,bizler de bu canlarımızın hangi zehirle hayata veda ettiğini öğrenmek amaçlı 2 köpeğimizi toksikolojik testlerini yaptırmak
üzere aldık.
Basın açıklamanız da sözünü ettiğiniz gibi,hayvanları kaçırmak gibi bir eylemimiz söz konusu olamaz.
Verilen zehrin net olarak tahlilini yapmak istiyorsanız,orman içinde hala ulaşılamayan kasılarak ölen canların ,kokuşan bedenlerini bulabilirisiniz.
Buradan Tüm Değerli Devlet Büyüklerimize ve Basın Mensuplarına sesleniyoruz,
2010 İstanbul Kültür Başkentine yakışır bir şekilde sahipsiz canlarımız için doğal yaşam alanları yaratılıp ,Sivil toplum kuruluşları ile birlikte çalışıldığında sokak hayvanları sorunun çözüleceği inancındayız.
Bizler belediyeleri karşımıza alarak değil belediyeler ile birlikte çalışmak sorunu asgari düzeye çekebilmek halkın şikayetlerini
dikkate alarak,
ÖLDÜRMEDEN ALLAH’IN YARATTIĞI BU CANLARADA YAŞAM HAKKI TANINMASINI TALEP ETMEKTEYİZ.
Her zaman bizlere desteklerini esirgemeyen siz değerli basın mensuplarına ve hayvan korumacı arkadaşlara desteklerinizden dolayı bir kez daha teşekkür eder, saygılarımızı sunarız.